Tel: 0212 8014334 info@ddesign.com.tr
 

RFID teknolojisi ile Akreditasyon;

Posted by ddesign in Blog | 0 comments

Hayal mi? Gerçek mi?

RFID, yaklaşık son beş yıldır sürekli duyduğumuz, kimilerine geleceğin teknolojisi dedirten, onun uğruna çeşitli cihazlar, yazılımlar ve projeler ürettiğimiz bir teknolojik gelişim.

Nedir bu RFID?

Sözlük anlamı, Radio-frequency identification. Yani radyo sinyalleri kullanarak nesneleri tekil ve otomatik olarak tanımlama yöntemi. Peki nesneleri nasıl oluyorda otomatik olarak tanımlayabiliyor.

Mantık aslında basit;

RFID’nin  iki ana bileşeni var; okuyucu ve etiket.

Okuyucu etrafta bulunan nesnelere sürekli sinyal göndererek karşılık bulmaya çalışır. Bu durumu yıllardan beri Dünya üzerinde uzay araştırmaları yapan kurumların, evrendeki olası başka canlılarla haberleşmek umuduyla, uzaya sürekli radyo sinyalleriyle mesaj göndermelerine benzetebiliriz.

RFID etiketlerde, belli frekanslarda sinyal sorgularını almaya ve cevaplamaya olanak tanıyan bir silikon yongalar bulunmaktadır. Bu etiketler nesnelerin üzerine yapıştırabilir ve nesneyle ilgili bilgileri almak, saklamak ve göndermek için programlanabilir.

Okuyucunun göndermiş olduğu sinyaller etiket tarafından algılanır ve etiket bu sinyale karşılık verir. Böylece birbirinden bağımsız iki nesne haberleşmiş olur. Burada işin teknik boyutundan daha fazla bahsetmeyeceğiz. Bizim ilgi alanımız daha çok bu teknolojinin etkinlik ve kongre sektöründeki kabiliyetleri ve neleri kolaylaştırdığı.

Günümüzde profesyonel anlamda yapılan birçok toplantı ve etkinliklerde katılımcıların akredite edilmesi, toplantı katılım oranlarının ölçülebilir olması önemli bir gereksinim.

Bu gereksinim daha geleneksel olan Barcode sistemleriyle yapılabilmekte ve çokta etkili sonuçlar vermektedir. RFID teknolojisi Dünya üzerinde birçok farklı sektörde gelişmesini sürdürürken kısa zaman içerisinde “Toplantı ve Etkinlik Sektörü” içinde ilgi odağı haline geldi.

Bunun birkaç nedeni vardı.

Bunlardan en önemlisi, RFID teknolojisinin barcode’a göre çok daha teknolojik bir imaja sahip olması. Her zaman teknolojik yenilik organizasyonlar için itici bir güç olmuştur. Organizasyon düzenlemek isteyen firmalar teknolojik yenilikleri kullanarak katılımcılarına cağdaş ve yenilikçi firmalar olduklarını bu yöntemlerle dile getirebilirler. Tüm bunlar RFID’nin toplantı ve etkinlik alanında ön plana çıkmasına ve Barcode’a alternatif olması sonucunu doğurmuştur. Barcode kullanımı organizasyonlarda artık geleneksel bir yöntem olarak görülmeye başlanarak RFID onun tahtının yeni varisi olarak görülmeye başlandı.

Önemli nedenlerden birisi de, RFID sisteminin yardımcı personele ihtiyaç duymaması. Nitekim RFID kullanılan bir organizasyonda barcode sistemindeki gibi toplantıya giriş yapan katılımcıların yaka kartlarını okutmak için yardımcı personel kullanmaya gerek kalmamaktadır. Sistem kapılara bir kez kuruluyor ve katılımcılar salonlara girip çıktıkça RFID otomatik olarak okuma yapıyor. Bu özelliği operasyonel olarak RFID sisteminin en önemli artısıdır.

Bunların yanında RFID okuyucuların ve etiketlerin yüksek maliyetleri bütçesel anlamda operasyon maliyetlerini yükseltsede, faydalarının yanında yüksek maliyet birço önemli organizasyon için rahatlıkla katlanılabilir bir durumdur.

Buraya kadar bahsettiklerimizden yola çıkarak, organizasyonlarda Barcode sistemlerinin yerini tamamen RFID almıştır sonucuna varmamız gerekirdi. Fakat gerçekte böyle olmadı. Her yeni teknoloji hayatımıza artı ve eksileriyle girer. Önemli olan eksilerinin hayatımızı ve işlerimizin işleyişini etkilemeyecek kadar önemsiz olmalarıdır. Bir düşünün, bilgisayar hayatımızı her anlamda destekleyen en önemli yardımcımız konumunda. Fakat bilgisayarların çıkardığı sorunlar yüzünden sizi canınızdan bezecek hale getirdiği günleri hatırlarsınız. Ama  bu durum bizleri bilgisayar kullanmaktan alı koymamaktadır. Bu her teknolojik ürün için geçerli.

RFID’nin yukarıda bahsettiğimiz artılarının yanında, özellikle organizasyonlar ve toplantılardaki akreditasyon prosesini yakından ilgilendiren bir dezavantajı ortaya çıktı.

“Su”

İnsana hayat veren, yaşamın başlangıcı olan su nasıl oluyorda bir teknoloji için dezavantaj olabiliyor diye sorabilirsiniz.

Suyun birçok olumlu özelliğine nazaran belkide tek olumsuz özelliği radyo frekanslarını engellemesidir. Özellikle RFID sistemlerinin kullandığı gibi düşük radyo frekansları suda hareket edemez ve etkisiz hale gelir. Peki suyun RFID sistemlerini etkilemesinin toplantılardaki akreditasyon sistemleriyle ne gibi bir alakası olabilir?

Bunun cevabı İnsan vücudunda saklı. İnsan vücudunun yaklaşık %80’i sudan meydana gelmektedir. Bir toplantı salonunun giriş kapısında toplanan insanlar, içeriye toplu olarak giren ve çıkan katılımcılar RFID sinyallerinin önünde farkında olmadan bir sinyal engeli oluşturmaktadır. Bu sudan duvara çarpan sinyaller farklı noktalara dağılarak sistemin stable çalışmasını engellemektedir.

Özellikle katılımcı sayısının fazla olduğu toplantılarda bu sorun ciddi boyutlara varmaktadır. Deneyimlerimize göre kalabalık toplantılarda yapılan salon giriş sayımlarında RFID sisteminin başarımı %80-82’lerin üzerine çıkamamaktadır. Eğer bu toplantılarda akreditasyon önemli ve sonucundaki raporlama firma için önem taşıyorsa böyle bir organizasyonda RFID kullanmak tam bir intihar haline dönüşüyor.

Peki bu durumda ne yapacağız? RFID hayal mi oldu? Tabii ki hayır. Bir çözüm daha var.

Organizasyonlarımızı ve buna bağlı akreditasyon sistemlerini RFID kullanımına uygun kurgulayacağız. Bu konuyu biraz açarsak.

Katılımcı sayısının az olduğu fazla insan kalabalığının olmadığı daha küçük organizasyonlar için RFID kullanmanın fazla bir tehlikesi bulunmamaktadır. Ama bundan daha radikal bir çözüm mevcut. RFID teknolojisini organizasyonların farklı yerlerinde farklı amaçlar için kullanmak.

Örneğin Festival ve konser gibi etkinliklerde oluşturulacak RFID noktalarında katılımcıların bilekliklerini veya yaka kartlarını bu noktalardaki kiosklara okutmaları istenerek o katılımcılara birçok farklı hizmet sunulabilir.

Giriş kapılarına konulacak tekil geçiş turnikeleriyle katılımcı sayımı yapılabileceği gibi etkinlik alanlarında oluşturulacak RFID noktalarında, katılımcıların tekil olarak okutma (check-in) yapmaları istenerek bu noktalarda sosyal medya ve internet kullanmaları sağlanabilmektedir.

Sonuç:

Kongre gibi katılımcı sayılarının yüksek olduğu veya çok sayıda katılımcının tek bir salondaki etkinliğe katılacakları organizasyonlarda RFID sisteminden yeteri kadar verim almak mümkün değildir. Bunu yerine toplu geçiş değil, tekil geçiş yapılabilecek noktalar oluşturarak RFID sistemini kullanmak organizasyona ayrı bir prestij ve kolaylık sağlayacaktır.

4 Ocak 2014, İstanbul